<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.8.4" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Maynet sohbet Maynet arkadaşlık oyun Mynet</title>
	<link>http://www.maynet.org</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Mar 2010 22:11:33 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Bahar</title>
		<description> İşte tam bu mevsimde görülür çiğdemciler. Bir karamuk dikenine boydan boya soğanlarından iliştirdikleri çiğdemleri bir bayrak gibi taşıyan çocuk ve 8-10 kişiden oluşan arkadaşları, bir tekerleme ile kapı kapı dolaşıp bulgur ya da para toplarlar. Çiğdem’in, baharın müjdecisi kabul edildiğini sanıyorum. Çünkü uzun kış mevsiminden sonra en erken görülen ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/bahar.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Beni durdur cesaretin varsa</title>
		<description>Yüzlerce sene evvel çok güzel bir kız varmış.
Ayağına kapanıp bütün gençler yalvarmış
Bu eşi bulunmayan güzeli almak için.
Erimişler aşk denen alevden için için,
Güneşin sızağıyla eriyen karlar gibi;
Hepsinin bu sevdadan hicran olmuş nasibi...
Böyle yaşıyorlarken dünyalarına küskün,
Güzel kız davet etmiş aşıklarını bir gün.
D...emiş:"Elbet veremem gönlümü hepinize,
Fakat bir müsabaka açıyorum ben size:
En güzel en ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/beni-durdur-cesaretin-varsa.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Üç nasihat</title>
		<description>Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış.
Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca
çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu
çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.
Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.
Yolda yürürken köşe başında birisi
"Bi...r nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye
bağırıyormuş.
Adam ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/uc-nasihat.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Seni bensizliğe ve kendimi sana mahkum ediyorum..</title>
		<description>Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimde bulamasam, o zaman da kendimi yakardım. Şu herkeste seni gören gözlerimi, şu her yerde sana koşan ayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimi yakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadar uzanır, ona çaresizliğimi anlatırdı. Seni güçsüz, zayıf bir insan tarafından sevilmenin hayal kırıklığına uğratmamak ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/seni-bensizlige-ve-kendimi-sana-mahkum-ediyorum.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bende kal&#8230;</title>
		<description>Bir tohum verdin
çiçeğini al
Bir çekirdek verdin
Ağacını al
Bir dal verdin
Ormanını al
Dünyamı verdim sana
Bende kal


Aziz Nesin... </description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/bende-kal.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Vefa</title>
		<description>vefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm
kimi kim bi_vefa dünyada gördüm bi_vefa gördüm

(kimden vefa istediysem ondan cefa gördüm kimi ki vefasız bu dünyada kimi gördüysem vefasız gördüm)

FUZULİ... </description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/vefa.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sen hasretimsin</title>
		<description>sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...

Nazım Hikmet RAN </description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/sen-hasretimsin.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gitmeni de istemedim kalmanı da.</title>
		<description>Gitmeni de istemedim kalmanı da.
Gitmen de tüketti yüreğimi kalman da.
Hiç ortası olmadı bu aşkın.
Varlığında yokluğuna;yokluğunda varlığına ağlattın.

Sevdin mi? Sevmedin mi?
Birleştik mi? Ayrıldık mı?
Ben hiç bilemedim.
Hep iki ayrı noktadaydık biz.
Baharda varsan güzde yoktun.
Dilde varsan sözde yoktun.
Ne başı oldu ...bu aşkın,ne sonu.
Ne gitmeyi bildin nede kalmayı.

Ne gecesi oldu bu aşkın,ne de sabahı.
Ne ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/gitmeni-de-istemedim-kalmani-da.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ne varsa harap bir kalpte var!</title>
		<description>Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

Tebrizli ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/edebiyat/ne-varsa-harap-bir-kalpte-var.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>Anlamak ve anlaşılmak&#8230;</title>
		<description>Anladım, anlaşılabirliğin susmaktan geçtiğini…
Ve sustum anlamların direnişinden bu yana…

Anlamak ve anlaşılmak…

‘Seni çok iyi anlıyorum ’dur anladığımın ifadesi – ki,
Anlaşılmak/anlamak zordur kimi zaman…

Bir ucunu sen yakalarsın diğerini karşındaki(ler) …
Önemli olan senin ne anlattığın iken ‘anlaşılan’ tutulur göz ucuyla......
Bir o yana bir bu yana savrulur sözcükler…

Sen bir cümle söylersin, cümle senin olmaktan ...</description>
		<link>http://www.maynet.org/uncategorized/anlamak-ve-anlasilmak.html</link>
			</item>
</channel>
</rss>
